Islanmadan gökkuşağını göremezsin
Yıllar önceydi, tamamen dibe vurmuştum, hukuk fakültesinden devamsızlıktan atılmış, büyük emeklerle kurduğum işyerim bir çalışanımın yaptığı hata sonucu tamamen yanmıştı. Bir çıkış yolu ararken hiç de anlamadığım tekstil işine girdiğimde ise gördüğüm haksızlıklar sonucu iflas etmiştim. 23 yaşındaydım ama yaşama sevincim tamamen bitmişti. Hayatımın en soğuk ve karanlık kışını yaşıyordum.
Öyle ki yolda gördüğüm tanıdıklar borç para isterim korkusuyla kaldırım değiştiriyorlardı. Yatacak bir evim bile yoktu. Bir gün bir arkadaşta başka bir gün başka bir arkadaşta bazen de sabahçı kahvelerinde kalıyordum.
Bir sabahçı kahvehanesinde sabahladığım bir gecenin ardından dışarı çıktığımda yağmur kovadan boşalırcasına yağıyordu. İyice ıslanmıştım. Bir simit aldım ve İstanbul Mercan’da bir hanın bodrum katındaki çay ocağına oturdum ve bir çay söyledim. Çayım daha yeni gelmişti ki, saç ve sakalları bembeyaz çok yaşlı bir adam girdi içeriye… Kahvaltı etmediğini anlamıştım. Elimdeki simide baktığını görünce bölüp yarısını ona verdim, bir de çay söyledim. “Bu yaşta bu keder Anlat istersen evlat” dedi. Konuşmaya başladık. ““Gençsin başarırsın, yeter ki ayağa kalk herkes yürürken sen koş. Sende bu vicdan ve paylaşma duygusu oldukça Allah sana yardım eder, merak etme.” dedi. “Elindeki bir simidi bölüp paylaşan insan hayatın en iyisini hak eder.”
Hayatımın en karanlığında herkes benden umudu kesmişken yaşlı bir adam bana umut vermişti. Vedalaşıp ayrıldım. Dışarı çıktığımda yağmur dinmiş güneş yüzünü göstermiş ve gökkuşağı gökyüzünü renkli bir kemer gibi sarmıştı. “Yağmur yağmadan gökkuşağı gerçekleşmezmiş.’ diye düşündüm. Duygularım değişince hayata dair beklentilerim de değişmişti. Her beklenti kendini gerçekleştiren kehanete dönüşürmüş. O zamanlar bunu pek bilmiyordum. O hafta bir af çıktı ben okuluma döndüm. Borçlu olduğum kim varsa aradım ve borçlarımı ödeyeceğimi ama onların da beni desteklemeleri gerektiğini söyledim.
Günde dört saat uykuyla hem okula devam ettim hem de halı ve kilim satışı yaptım. Aradan üç yıl geçtiğinde ben okulumu iyi dereceyle bitirmiş borçlarımdan da kurtulmuştum.