Güne Bakış HABER
Açık konuşayım…
Ben bile “Melâmîlik” kelimesini bugüne kadar hiç duymamıştım.
Yıllardır gazetecilik yapıyorum. Sayısız röportaj, yüzlerce haber, onlarca din adamı, akademisyen ve farklı görüşlerden insanla sohbet ettim. Ama ne bir sohbette ne de bir haberde bu kelime karşıma çıkmıştı.
İşin ilginç yanı, bu kelimeyi hiç beklemediğim, konuyla uzaktan yakından ilgisi olduğunu düşünmediğim birinin kurduğu cümlede duydum.
Bir an duraksadım…
“Melâmîlik” dedi.
Anlamını bilmiyordum.
Merak ettim.
Sordum.
Sonra araştırmaya başladım.
Araştırdıkça da gerçekten şaşırdım.
Nasıl olur da bu kadar derin anlam taşıyan bir kavram bugüne kadar karşıma çıkmaz diye düşündüm.
Meğer Melâmîlik; gösterişten uzak durmayı, yaptığı iyiliği reklam etmemeyi, insanların alkışını değil Allah’ın rızasını aramayı esas alan bir tasavvuf anlayışıymış.
Yani yaptığınız iyiliği duyurmak yerine sessizce yapmayı…
İbadetinizi sergilemek yerine kalbinizde yaşamayı…
Kendinizi öne çıkarmak yerine nefsinizi geri çekmeyi öğütleyen bir anlayış.
Düşündüm de…
Bugün tam tersini yaşamıyor muyuz?
Yediğimiz yemeği, yaptığımız yardımı, gittiğimiz ibadeti, attığımız her adımı paylaşma yarışındayız.
Görünür olmak, çoğu zaman iyi insan olmaktan daha değerli hâle geldi.
Belki de bu yüzden Melâmîlik bana bu kadar ilginç geldi.
Çünkü günümüzün tam tersini anlatıyor.
Bu yazıyı bir din dersi vermek ya da tasavvufu anlatmak için kaleme almadım.
Sadece hiç bilmediğim bir kelimeyle karşılaştım, araştırdım ve öğrendiklerimi sizlerle paylaşmak istedim.
Belki benim gibi bu kelimeyi ilk kez duyanlar vardır.
Belki bilenler de vardır.
Ama şunu söyleyebilirim ki…
Bazen tek bir kelime, insanın bakış açısını değiştirebiliyor.
Benim için de “Melâmîlik” tam olarak böyle bir kelime oldu.