|
Tweet |
İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze'ye düzenlediği saldırılarda ölü sayısı 20 bine yaklaşırken dünyada ve Batı'da İsrail'e olan destek gün geçtikçe azalıyor. İsrail'in Filistinlilere uyguladığı zulüm nedeniyle son aydınlanmayı ise Filistin'in tarihini değiştiren mektup olarak bilinen Balfour Deklarasyonu'nu yayınlayan Arthur James Balfour'un uzun yıllarca rektörlüğünü yaptığı Edinburgh Üniversitesi oldu. Üniversite, bir özür yazısı yayınlayarak Filistin halkından özür diledi.
Birleşik Krallık'ta Dışişleri Bakanlığı yapan ve aynı zamanda dünyanın en saygın üniversitelerinden biri olan Edinburgh Üniversitesi'nin en uzun süre rektörlüğünü yapan Arthur James Balfour, 2 Kasım 1917'de yayınladığı bir mektupla Filistin'in tarihini değiştirdi. Edinburgh Üniversitesi, aradan geçen 106 yılın ardından geçtiğimiz gün Dışişleri Bakanlığı görevindeyken dünya tarihine Balfour Deklarasyonu olarak geçen ve Filistin topraklarında bir Yahudi devletinin kurulmasıyla sonuçlanan bildiriyi yayınlayan Arthur James Balfour için 'özür' açıklaması yayınladı.
Edinburgh Üniversitesi, 14 Aralık 2023 tarihinde yayınladığı bir bildiri ile Filistin'de bir Yahudi devleti kurulmasına öncülük eden Balfour Deklarasyonu nedeniyle Filistinlilerden özür diledi.
Üniversite, deklarasyonu yayınlayarak İsrail'in kurulmasına öncülük eden Arthur James Balfour'un, üniversitede en uzun süre rektörlük yapan kişi olduğuna dikkat çekerek, üniversitenin geçmişiyle yüzleşmek için önümüzdeki dönemde 5 somut adım atacağını bildirdi.
Üniversiteden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;
Balfour Deklarasyonu, Arthur James Balfour'un 2 Kasım 1917'de İngiltere Yahudilerinin ve uluslararası Siyonist hareketin liderlerinden Lionel Walter Rothschild’a yazdığı ve İngiliz hükümetinin Filistin topraklarında Yahudiler için ‘milli bir yurt’ kurulması fikrini desteklediğini açıkladığı 3 cümlelik bir mektuptur. Deklarasyon 1918 yılında Fransa, İtalya ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından da kabul edilmiştir.
Deklarasyonda şu cümleler yer alıyor;
“Majesteleri’nin Hükümeti, Filistin’de Yahudi halkı için milli bir yurt kurulmasına olumlu gözle bakmaktadır ve bu amaca ulaşılmasına yardımcı olmak için elinden geldiğince çaba gösterecektir; Filistin’de hâlen mevcut Yahudi-olmayan halkların toplumsal ve dinî haklarına ya da Yahudilerin diğer ülkelerdeki hak veya politik statülerine zarar verecek hiçbir şeyin yapılmayacağı net bir şekilde anlaşılmalıdır.”*