Hayatta başarılı olmak deyince sizin aklınıza ne geliyor.
Sınavı kazanmak evet bir başarı hatta kariyer sahibi olmak . Fakat hayatta öyle başarılar var ki atladığımız…
Bence, asıl başaranlar;
Hiç yıkılmayanlar değil, her yıkıldığında ayağa kalkmayı bilenlerdir.
İnsanoğlunun onca mutsuzlukları varken, mutlu ve huzurlu yaşamayı başarabilmek zaferlerin en büyüğüdür.
Görüyorum ki birçok insan bunun imkansızlığına çoktan inanmış durumda.
Öncelikle hepimizin zorlandığı,
- Gün gün kötüleşen ekonomik şartlar,
- Hayatımızdaki giderek arsızlaşan kişilik ve karakteri bozuk insanlar,
- Her geçen gün biraz daha bizi duygusal bağımlılığın içine çeken narsist insanlar,
- Gitmek, bitirmek istediğimiz bitiremediğimiz yanlış evlilikler, ilişkiler ya da bitirdiğimizde başımıza gelen talihsizlikler,
- "Aman çocuklarım deyip katlanmak zorunda hissettiğimiz, ruhumuzu hasta eden problemli gelin, görümce, kaynana, kayınpeder...
- Ekmek parası için göz yumulan; patron baskısı, taciz ve haksızlıklar,
- Tepemize .çıkmış evlat, sevgili, anne- baba sömürgelikleri
Daha ne çok sayabilirim size…
E peki sonra;
Sonrası tüm bu olgular yaşamı zorlaştırdıkça kendinedir yükü insanın. Baş edemeyeceğim dürtüsü bedeni ruhu sarar. Kendine karşı acımasızlaşır, hoyratlaşır, insanın öfkesi en çok kendine yansır.
Kendini suçlar, kendine haksızlık eder, kendini cezalandırırken bulur.
Anksiyete bozukluğu, depresyon, panik atak, obsesiflik gibi ruhsal rahatsızlar iste bu kendini cezalandırmanın sonuçlarından sadece biridir.
Ben neden kendimi bu kadar kötü hissediyorum dediğiniz o andır.
Ben derim ki, kendinize gelin!
Başkaları için yaşamayı bırakıp şefkat ve hoşgörüyle yaklaşın ruhunuza ve benliğinize. Kendinizle iç savaşı bitirin çünkü zihin ve gönlünüze açtığınız duygusal savaşlarınızdan asla bir zaferle çıkamazsınız dostlar.
Devam eder ısrarcı olursanız ; odaklandığınız bu problemlerinizde her geçen gün daha fazla hasar alacağınız gerçeğidir. Başkası size yardım edemez, kendinize yardım edin.
Mesela ilk işiniz; her gün bedeninize günlük yarım saat yürüyüş ödülü verin.
İkinci işiniz; Her gün yarım saat kendinizle baş başa, hoşça vakit geçirin. Hep derim ya kendinizle flört edin, kendinizi şımartın.
Üçüncü ise; Ayarlarınızı bozan her şeyi def edin gitsin. Kapı dışarı edin. Paşa gönlünüzü dinlemeyi öğretin kendinize
Yanlıştan dönme vakti nedir bilir misiniz?
Tüm bunlar farkettiğinizde, giden düzene "yeter" deme vaktidir. Hayatına hareket, enerji, asşk, huzur, heyecan ve iyi bir düzen getirme vaktidir. Bunlardan hiçbirinin oturduğunuz yerden size gelmeyeceğini idrak etmektir.
Kalkın, harekete geçin, kendiniz için bir iyilik yapın ve bu kısır döngüden özbenliğinizi kurtarın.
Yaşamın dinginliğini, huzurunu ve keyfini iç dünyanızda yaşayın.
Kendi zaferinize imzanızı atın.
Aile ve İlişki Koçu Güneş CAMCI