beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Bilge SEBİLCİOĞLU

facebook-paylas
Mikrofonun Öteki Tarafı
Tarih: 01-04-2026 20:49:00 Güncelleme: 01-04-2026 20:49:00


Güne Bakış HABER 

 

Kanseri yıllarca anlattım… Bir gün kapımızı çalınca erken teşhisin ne demek olduğunu gerçekten anladım

 

Yıllar boyunca televizyon ekranlarında sağlık programları yaptım. Stüdyoda onlarca doktor ağırladım, yüzlerce hastalık hikâyesi dinledim. Özellikle kanser konusunda sayısız yayın yaptık. Erken teşhisin önemini anlattık, uzmanların uyarılarını ekranlara taşıdık, izleyicilere düzenli kontrollerin hayat kurtardığını hatırlattık.

 

Bir gazeteci olarak görevim buydu: bilgi vermek, farkındalık yaratmak, insanların hayatına dokunabilecek bir cümleyi doğru zamanda doğru yere ulaştırmak.

 

Ama insan bazen hayatın içinde öyle bir noktaya geliyor ki… yıllarca anlattığı bir konunun bir gün kendi kapısını çalabileceğini düşünmüyor.

 

O gün geldiğinde ise tüm bilgiler, tüm deneyimler bir anlığına anlamını yitiriyor.

 

Bizim için de öyle oldu.

 

Bir gün hastane koridorlarının içinden geçerken kendimi yıllardır anlatılan hikâyelerin tam ortasında buldum. Bu kez mikrofon elimde değildi. Soruları soran kişi de değildim. Bir hasta yakınıydım. Endişesi, korkusu, umudu birbirine karışmış biri…

 

Ve itiraf etmeliyim ki ilk anlarda kendimi gerçekten sudan çıkmış bir balık gibi hissettim.

 

Yıllarca sağlık programı yapmış biri olarak birçok doktor tanıyordum. Ama o anda insanın zihni tuhaf bir boşluğa düşüyor. Kimi aramalı? Hangi doktora güvenmeli? Hangi hastane doğru adres?

 

O an şunu çok net anladım:

Hastalık sadece bedeni değil, zihni de sarsan bir süreç.

 

İşte tam o noktada hayat bazen insanın karşısına doğru insanları çıkarıyor.

 

Bizim yolumuz iki çok kıymetli doktorla kesişti.

Prof.Dr.Recep Demirhan ve Op.Dr.Osman Akdoğan mesleki bilgileri tartışılmaz, ama en az bilgileri kadar güçlü olan bir şey daha vardı: insanlıkları. Hastalığı sadece bir rapor ya da bir tetkik sonucu olarak görmeyen, hastanın ve ailesinin duygusunu da anlayan iki hekim…

 

Bazen bir doktorun söylediği tek bir sakin cümle, insanın içindeki bütün fırtınayı yatıştırabiliyor.

 

Bazen bir bakış, bir güven duygusu yaratabiliyor.

 

Bizim için de öyle oldu.

 

Tedavi sürecinin sadece tıbbi bir yolculuk olmadığını, aynı zamanda psikolojik bir mücadele olduğunu o günlerde çok daha iyi anladım. Çünkü kanser kelimesi insanın hayatına girdiğinde sadece bir hastalık başlamıyor; aynı zamanda korkular, belirsizlikler ve büyük bir sabır sınavı da başlıyor.

 

Ama o sürecin içinde öğrendiğim en güçlü gerçek şu oldu:

 

Kanserle mücadelede en güçlü silah erken teşhis.

 

Bu cümleyi yıllarca ekranlardan söyledik. Doktorlar programlarda defalarca anlattı. Ama insan bazen bir gerçeği gerçekten anlamak için onun hayatına dokunmasını bekliyor.

 

Erken teşhis; bir tıbbi kavramdan çok daha fazlası.

 

Erken teşhis bir annenin çocuğuna sarılmaya devam edebilmesi demek.

Bir babanın ailesiyle geçireceği yılların uzaması demek.

Bir ailenin hayatının başka bir yöne dönebilmesi demek.

 

Hastane koridorlarında yürürken insan birçok hikâyeye tanıklık ediyor. Aynı kapıdan giren ama bambaşka sonuçlarla çıkan hayatlar var. O farkın çoğu zaman tek bir nedeni oluyor: zamanında yapılan bir kontrol.

 

Bu yüzden yıllardır doktorların söylediği o basit ama güçlü cümleyi bugün çok daha yüksek sesle söylemek istiyorum:

 

Kontrollerinizi ertelemeyin.

 

Küçük belirtileri görmezden gelmeyin.

 

“Bir şey olmaz” demeyin.

 

Çünkü bazen bir kontrol, bir hayatı kurtarabiliyor.

 

Bugün geriye dönüp baktığımda şunu düşünüyorum: Belki yıllar önce yaptığımız sağlık programlarını izleyen bir kişi, o yayınlardan etkilenip bir kontrol yaptırdı. Belki o kontrol sayesinde hastalık erken yakalandı. Belki de bir hayat değişti.

 

Eğer öyleyse, bu mesleğin en büyük anlamı zaten burada.

 

Gazetecilik bazen bir haberi yazmak değildir. Bazen bir hayatı fark ettirmektir.

 

Bugün bu satırları yazarken hâlâ hastane koridorlarının sessizliğini hatırlıyorum. Ama o sessizliğin içinde bir şey daha vardı: umut.

 

Çünkü tıp ilerliyor. Tedaviler gelişiyor. Ve en önemlisi, farkındalık artıyor.

 

Ve unutmayalım:

 

Kanserle mücadelede en güçlü başlangıç, çoğu zaman tek bir adımla başlar.

 

O adımın adı da çok basit:

 

Erken teşhis





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI