|
Tweet |
GÜNE BAKIŞ HABER ÖZEL RÖPORTAJ
“TBMM’de Açlık Grevi Yaptım, Erzincan İçin Yasayı Çıkarttık”
Gazetemiz Güne Bakış Haber İmtiyaz Sahibi Gazeteci Suna Anaç’ın sorularını yanıtlayan Mustafa Kul, hem siyasi yaşamına dair önemli anıları paylaştı hem de Türkiye’nin sosyal ve ekonomik gündemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
“29 Yaşında Milletvekili Oldum”
Suna Anaç:
29 yaşında milletvekili, 37 yaşında bakan oldunuz. Genç yaşta üstlendiğiniz bu sorumluluklar size ne gibi deneyimler kazandırdı?
Mustafa Kul:
İlk milletvekili adayı olduğumda yaşım aslında milletvekili olmaya yetmiyordu. O dönemde milletvekili olma yaşı 30’du ve ben 29 yaşındaydım. Erzincan’da il başkanıydım ve herkes aday olacağımı düşünüyordu. Yaşım tutmadığı için başvuru yapmamıştım. Bir hâkim arkadaşımın önerisi üzerine dava açtım ve yaşımı bir yaş büyüterek aday oldum.
Üniversiteyi bitirdikten sonra kamuda görev almak istiyordum. Ancak 12 Eylül dönemine denk geldiği için sınavları kazanmama rağmen güvenlik soruşturmaları nedeniyle göreve başlatılmadım. Defalarca gözaltına alınmış olmam buna gerekçe gösteriliyordu. Hiçbir suç isnadı olmamasına rağmen bu engellerle karşılaştım.
Sonunda siyasete yöneldim ve 12 Eylül döneminin yarattığı o şartlar beni milletvekili ve daha sonra bakanlık görevine kadar taşıdı. Devlet bana haksızlık yapmış olsa da ben devletime küsmek yerine ülkem için çalışmayı tercih ettim.
TBMM’de Açlık Grevi: “Erzincan İçin Meclis’te Eylem Yaptım”
Suna Anaç:
1992 Erzincan Depremi sonrası çıkarılan 3838 sayılı yasa sürecinde TBMM’de açlık grevi yaptınız. O günleri nasıl hatırlıyorsunuz?
Mustafa Kul:
13 Mart 1992’de Erzincan’da 6.8 büyüklüğünde deprem oldu. 653 vatandaşımız hayatını kaybetti, binlerce kişi yaralandı ve şehir adeta felç oldu. 8 binden fazla konut ve işyeri yıkıldı.
Deprem sonrası mevcut yasaları incelediğimde 7269 sayılı bir yasa olduğunu gördüm ancak bu yasa geçmiş depremlerde bile uygulanmamıştı. Gönen, Varto, Gediz, Lice ve Çaldıran depremlerinde insanlar yıllarca konut beklemiş ama evler yapılmamıştı.
Bu nedenle Erzincan için kapsamlı bir yasa hazırladım. Sadece konut değil; işyeri, ahır ve samanlık yapımı, hayvan kayıplarının karşılanması, ev eşyalarının bedellerinin ödenmesi, esnafın ve çiftçinin kredi borçlarının faizsiz ertelenmesi gibi birçok düzenleme teklifin içinde yer aldı.
Ancak Meclis tatile girmeden önce teklif gündeme alınmadı. Erzincan’da binlerce insan benden haber beklerken yapabileceğim tek şey kalmıştı: TBMM Genel Kurulu’nda açlık grevi başlattım.
Erdal İnönü ve Süleyman Demirel gelip eylemi bırakmamı istediler. Ben ise yasanın hemen çıkarılması gerektiğini söyledim. Sonunda TBMM olağanüstü toplantıya çağrıldı ve 3838 sayılı yasa çıkarıldı.
Kısa sürede Erzincan’ın yaraları sarıldı. Deprem öncesinden daha iyi bir şehir ortaya çıktı. Tek acımız kaybettiğimiz 653 vatandaşımız oldu.
“BAĞ-KUR Emekli Maaşlarına %420 Zam Yaptık”
Suna Anaç:
Bakanlığınız döneminde sosyal güvenlik alanında önemli düzenlemeler yaptınız. O dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Mustafa Kul:
Göreve geldiğimde kamu çalışanlarının sendikalaşması konusunda önemli adımlar attık. Sendika aidatlarının maaşlardan kesilmesine yönelik düzenleme yaparak sendikal örgütlenmeyi güçlendirdik.
BAĞ-KUR emekli aylıkları çok düşüktü ve insanlar emekliliğe yaklaşınca SSK’ya geçiyordu. Bu durum sistemi zorluyordu. Bu nedenle BAĞ-KUR emekli maaşlarına yüzde 420 oranında zam yaptık. Böylece sistemde ciddi bir denge sağlandı.
Ayrıca İş Kanunu’nda engelli ve eski hükümlü istihdamı oranını yüzde 2’den yüzde 3’e çıkardık. SSK’lı vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşabilmesi için birçok ilçede SSK dispanserleri açtık.
Bugün ise emekli maaşlarının alım gücü ciddi şekilde düşmüş durumda. Bir zamanlar en düşük emekli maaşıyla 8 çeyrek altın alınabilirken bugün 2 çeyrek altın bile alınamıyor. Bu tablo sosyal adalet açısından düşündürücüdür.
“Gençler Siyasetten Uzak Durmamalı”
Suna Anaç:
Türkiye’de gençlerin siyasete katılımı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Mustafa Kul:
Bugün hem Türkiye’de hem dünyada yaşanan sorunlar siyasete ilgiyi zorunlu kılıyor. Hiçbir şey kendiliğinden düzelmez. Emek, çaba ve bazen bedel ödemek gerekir.
Gençlere tavsiyem siyasete girerken “milletvekili olacağım, belediye başkanı olacağım” gibi hedeflerle başlamamalarıdır. Önce ülkeye ve topluma katkı sağlama amacıyla çalışmaları gerekir.
Eğer samimiyetle çalışırlarsa başarı zaten onları bir yerlere getirir. Siyasetin amacı kişisel kariyer değil; fakir fukaranın, emekçinin ve toplumun refahını artırmak olmalıdır.
Türk siyasetinde önemli izler bırakan eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mustafa Kul, Erzincan depremi sonrası TBMM’de gerçekleştirdiği açlık grevinden sosyal güvenlik reformlarına kadar uzanan siyasi hayatını Güne Bakış Haber’e anlatarak önemli mesajlar verdi.
Türkiye’nin yakın siyasi tarihine tanıklık eden Kul, özellikle gençlerin siyasete aktif katılımının ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.