|
Tweet |
Güne Bakış HABER / İstanbul
Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihsel olarak antiemperyalist bir bağımsızlık mücadelesinin ürünü olduğu ve aynı zamanda bir “kadın devrimi” niteliği taşıdığı vurgulandı.
Açıklamada, Osmanlı döneminde birçok temel haktan yoksun bırakılan Türk kadınının, Kurtuluş Savaşı sırasında cephede ve cephe gerisinde büyük fedakârlıklar gösterdiği hatırlatılarak, Cumhuriyet’le birlikte kadınların birçok dünya ülkesinden önce önemli haklar kazandığı ifade edildi.
ADD’nin açıklamasında, Mustafa Kemal Atatürk’ün kadın-erkek eşitliğine ilişkin sözlerine de yer verilerek, Cumhuriyet’in kadınları toplumun eşit bireyleri olarak kabul eden anlayışla kurulduğu ve 1926 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ile bu yaklaşımın hukuki güvence altına alındığı belirtildi.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tarihsel arka planına da değinilen açıklamada, 1857 yılında ABD’de çalışma koşullarının iyileştirilmesi için greve çıkan 40 bin kadın işçinin mücadelesi ve bu süreçte yaşamını yitiren 129 kadın işçinin anısının bu günün simgesi haline geldiği ifade edildi. Ayrıca Birleşmiş Milletler’in 1977 yılında 8 Mart’ı “Kadın Hakları İçin Birleşmiş Milletler Günü” ilan etmesiyle birlikte günün dünya genelinde resmiyet kazandığı hatırlatıldı.
Açıklamada, günümüzde birçok ülkede kadınların hâlâ insan haklarından tam anlamıyla yararlanamadığına dikkat çekilirken, Türkiye’de de kadın haklarının korunması ve geliştirilmesi konusunda önemli sorunlar bulunduğu ifade edildi.
ADD Genel Merkezi açıklamasında şu mesaj verildi:
“8 Mart sadece bir anma ve kutlama günü değil, kadınların ülkemizde ve dünyada bulundukları yeri sorgulama fırsatı olarak da değerlendirilmelidir. 2026 yılının milletçe kadına saygıyı içselleştirdiğimiz bir yıl olmasını diliyor, kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz.”
Açıklama, “Çarenin yeniden Atatürk Cumhuriyeti olduğu” vurgusuyla sona erdi.