|
Tweet | Tarih: 20-08-2026 15:26 |
Güne Bakış HABER
Karşılıklı açıklamalarda FETÖ, askeri vesayet, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı adaylığı, 367 krizi ve dönemin siyasi gelişmeleri yeniden tartışmaya açıldı.
ŞAMİL TAYYAR’DAN MUMCU’YA 2007 YANITI
Tartışmanın ilk aşamasında Şamil Tayyar, Erkan Mumcu’nun 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimi üzerinden Abdullah Gül ve Bülent Arınç’a yönelik iddialarına kapsamlı bir sosyal medya paylaşımıyla yanıt verdi.
Tayyar, Gül ve Arınç ile geçmişte ciddi görüş ayrılıkları yaşadığını özellikle vurgularken, buna rağmen 2007 sürecine ilişkin bildiklerini anlatmanın gerekli olduğunu ifade etti.
Tayyar, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt komutasındaki ordunun, eşi başı açık olduğu gerekçesiyle Vecdi Gönül’ün Cumhurbaşkanı adayı olması yönünde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan üzerinde yoğun baskı oluşturduğunu öne sürdü.
23 Nisan 2007 akşamındaki resepsiyonda Vecdi Gönül isminin “hükümet ve asker uzlaştı” iddiasıyla basına sızdırıldığını belirten Tayyar, buna karşın Erdoğan’ın henüz kararını vermediğini savundu.
Tayyar’a göre Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Abdüllatif Şener’in ortaya koyduğu tavır, Erdoğan’ın elini güçlendirdi ve Vecdi Gönül seçeneğinin önüne geçti. Erdoğan’ın daha sonra kendi adaylığını erken bularak Abdullah Gül’ün adaylığına karar verdiğini belirtti.
TAYYAR: “MUMCU BOYKOT ETMESEYDİ 367 GARABETİ OLMAYACAKTI”
Şamil Tayyar, Erkan Mumcu’nun o dönemde 20 milletvekiline sahip ANAP’ın Genel Başkanı olduğunu hatırlatarak, Cumhurbaşkanlığı seçiminin boykot edilmesinde Mumcu’nun rol oynadığını savundu.
Tayyar, Mumcu’nun başlangıçta Cumhurbaşkanlığı seçimine katılım konusunda olumlu olduğunu ancak ANAP MKYK toplantısı sırasında aldığı bir telefonun ardından tavrını değiştirdiğini ileri sürdü.
Tayyar, “Mumcu boykot etmeseydi 367 garabeti olmayacak, ilk turda 351 oy alan Gül seçilmiş olacaktı” değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti’nin yaşanan krizin ardından genel seçimleri üç ay öne aldığını hatırlatan Tayyar, seçimlerden sonra MHP’nin Meclis’e girmesi ve Devlet Bahçeli’nin tavrının Abdullah Gül’ün yeniden aday gösterilmesinde belirleyici olduğunu savundu.
Tayyar, “Gül’ün seçim öncesi ilk adaylığında Arınç’ın rolü büyük, seçim sonrası ikinci kez aday gösterilmesinde aslan payı Bahçeli’nindir” ifadelerini kullandı.
Mumcu’nun bugün Abdullah Gül ve Bülent Arınç karşıtlığı üzerinden destek görmesini eleştiren Tayyar, paylaşımını, “Umarım, Bahçeli’ye de FETÖ’cü demez” sözleriyle tamamladı.
ARINÇ’TAN MUMCU’YA SERT YANIT: “BU BİR HEZEYANDIR”
Tartışmaya Bülent Arınç da dahil oldu. Mumcu’nun Abdullah Gül ve kendisine yönelik iddialarını reddeden Arınç, yaklaşık 20 yıldır Mumcu ile herhangi bir iletişiminin olmadığını belirterek, “Kendisini muhatap da almak istemem” dedi.
Arınç, 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeyi anlatarak Erdoğan’ın Abdullah Gül konusunda kendisine, “Hayırlı olsun, bizim de adayımız Abdullah Bey’dir” dediğini aktardı.
Mumcu’nun iddialarını “hezeyan” olarak nitelendiren Arınç, ANAP’ın oylamaya katılmamasının 367 krizinde etkili olduğunu savundu.
Arınç ayrıca Mumcu’nun son açıklamalarının kendisi ile Abdullah Gül’ü yıpratmaya yönelik olabileceğini öne sürdü.
MUMCU’DAN ARINÇ’A: “ŞİMDİ YÜZLEŞME ZAMANI”
Bülent Arınç’ın açıklamalarının ardından Erkan Mumcu çok daha sert ifadelerle karşılık verdi.
Arınç’ı canlı yayında karşı karşıya gelmeye davet eden Mumcu, Mehmet Ağar’ın da programa katılmasını istedi.
Mumcu, “20 yıldır arkamdan konuşup iftiralar attınız, şimdi yüzleşme zamanı. Kim almış, kim ne vermiş aşikâr olsun” ifadelerini kullandı.
Mumcu ayrıca kozmik oda, FETÖ, Türkçe Olimpiyatları, 1 Mart tezkeresi, 367 tartışması ve Gezi olayları dahil birçok başlığın canlı yayında tartışılması çağrısında bulundu.
ŞAMİL TAYYAR: “YARIN SENİ DAVA EDECEĞİM”
Erkan Mumcu’nun kendisine yönelik sert sözlerine Şamil Tayyar da karşılık verdi.
Tayyar, Mumcu’ya hitaben yaptığı paylaşımda iddiaları yargıya taşıyacağını belirterek, “Yarın seni dava edeceğim. Tüm isnatlarını mahkeme önünde ispat etmek imkânın olacak. Yahut nasıl bir iftiracı olduğun tescil olacak” ifadelerini kullandı.
Tayyar, bundan sonraki tartışmanın mahkeme önünde devam edeceğinin mesajını verdi.
TAYYAR’DAN SON PAYLAŞIM: “ASIL TEHLİKE VESAYETÇİ VE RANTÇI ODAKLAR”
Polemik devam ederken Şamil Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı son açıklamayla tartışmayı farklı bir boyuta taşıdı.
Mumcu’yu muhatap almasının hata olabileceğini belirten Tayyar, yaşanan tartışmanın AK Parti açısından başka bir gerçeği ortaya çıkardığını savundu.
Tayyar, bazı AK Parti hesaplarının geçmişte yaşananları yeterince bilmediğini ileri sürerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Asıl tehlikelisi, AK Parti aidiyeti bulunmayan vesayetçi ve rantçı odakların ‘FETÖ karşıtlığı’ kisvesi altında partiye ve devlete sızma girişimlerinin tehdit boyutuna ulaşmasıdır.”
Tayyar, 25 yılı geride bırakan AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gelecek hazırlığı yaparken bu tehdide karşı pozisyon almasının gerekli olduğunu belirtti.
FETÖ ile mücadelenin yanı sıra “vesayetçi ve rantçı odakların” da üzerindeki örtünün kaldırılması gerektiğini savunan Tayyar, aksi halde zor zamanda bu kesimlerin ilk terk edenler olacağını ileri sürdü.
2007 TARTIŞMASI 19 YIL SONRA YENİDEN ALEVLENDİ
Erkan Mumcu’nun açıklamalarıyla başlayan tartışma, Bülent Arınç ve Şamil Tayyar’ın karşılıklı çıkışlarıyla giderek büyüyor.
Tartışmanın merkezinde ise Abdullah Gül’ün 2007’de Cumhurbaşkanı adaylığı, 367 krizi, askeri vesayetin rolü, ANAP’ın Meclis oylamasına katılmaması ve FETÖ’ye ilişkin karşılıklı iddialar bulunuyor.
Şamil Tayyar’ın Mumcu hakkında dava açacağını duyurmasıyla birlikte siyasi polemiğin hukuki zemine de taşınması bekleniyor.